Masum Tahminlerin Ötesinde
Bill Gates’in son açıklamasındaki; “önümüzdeki on yıl içinde yapay zeka üç büyük mesleğin yerini alacak” öngörüsü, teknolojik ilerlemenin doğal sonucu gibi sunulsa da, gerçekte küresel elitlerin uzun vadeli stratejik planlarının kamuoyuna sızdırılmış fragmanıdır. Gates, The Tonight Show’da yaptığı açıklamada doktorlar, öğretmenler ve ruh sağlığı uzmanlarının yerini yapay zekanın alacağını söylerken, dikkatli gözlerden kaçan gerçeği ortaya koyduğu üç meslek, insan yaşamının en temel üç alanını – beden sağlığı, zihinsel gelişim ve ruhsal denge – kontrol etmektedir.
Gates’in açıklaması, teknoloji dünyasının “iyiliksever dehası” maskesi altında, insanlığın en mahrem ve hayati alanlarının algoritmik sistemlere devredilmesinin normalleştirilmesi çabasıdır. Bu normalleştirme süreci, toplumun yapay zeka sistemlerinin kontrolüne kademeli olarak teslim edilmesinin ilk adımıdır.
Stratejik Planın Katmanları…
Veri Hakimiyeti ve Dijital Sömürgecilik
Gates Vakfı’nın son on yılda sağlık ve eğitim alanlarına yaptığı sözde “hayırsever” yatırımlar, derinlemesine incelendiğinde, küresel veri toplama operasyonunun parçaları olarak karşımıza çıkar. Vakfın Afrika, Güney Asya ve Latin Amerika’daki sağlık projelerinde toplanan hasta verileri, genetik bilgiler ve demografik istatistikler, yapay zeka algoritmalarının eğitilmesi için kullanılmaktadır.
Bu projeler, “insani yardım” maskesi altında, gelişmekte olan ülkelerin dijital sömürgeleştirilmesine hizmet etmektedir. Örneğin, Gates Vakfı’nın Nijerya ve Hindistan’daki aşılama kampanyaları sırasında toplanan biyometrik veriler, yerel hükümetlerin bilgisi dışında, Batılı teknoloji şirketlerinin veri tabanlarına aktarılmıştır. Fakat veriler, sadece sağlık araştırmaları için değil, aynı zamanda davranış tahmin algoritmaları ve nüfus kontrol stratejileri için de kullanılmaktadır.
Eğitim Sistemlerinin Ele Geçirilmesi
Gates’in eğitim alanındaki yatırımları, özellikle “kişiselleştirilmiş öğrenme” platformları, öğrencilerin düşünce yapılarını, öğrenme stillerini ve bilişsel süreçlerini haritalandırmak için tasarlanmıştır. Bu platformlar, öğrencilerin her etkileşimini, her soruya verdikleri cevabı ve hatta ekran karşısında geçirdikleri süreyi kaydetmekte ve analiz etmektedir.
Microsoft’un “Eğitimde Yapay Zeka” inisiyatifi kapsamında geliştirilen algoritmalar, öğrencilerin hangi fikirlere maruz kalacağını, hangi bilgilere erişebileceğini ve hangi kariyer yollarına yönlendirileceğini belirlemektedir. Bu maksatla geliştirilen algoritmalar, eleştirel düşünceyi teşvik etmek yerine, koşulsuz uyumlu, itaatkar ve kabul sistemin ihtiyaçlarına göre programlanmış bireyler yetiştirmeyi amaçlamaktadır.
Zihinsel Kontrolün Yeni Cephesi: Ruh Sağlığı
Gates’in öngörüsündeki üçüncü meslek grubu olan ruh sağlığı uzmanlarının yerini alacak yapay zeka sistemleri, belki de en tehlikeli olanıdır. Bu sistemler, bireylerin duygusal durumlarını, korkularını, arzularını ve zayıflıklarını analiz ederek, onları manipüle etme kapasitesine sahiptir.
Microsoft’un satın aldığı LinkedIn’in “Wellness” özelliği ve Gates’in yatırım yaptığı ruh sağlığı uygulamaları, kullanıcıların duygusal verilerini toplamakta ve bu verileri davranış tahmin algoritmaları için kullanmaktadır. Bu uygulamalar, kullanıcıların duygusal zayıflıklarını tespit ederek, onları belirli ürünleri satın almaya, belirli politik görüşleri benimsemeye veya belirli davranış kalıplarını sürdürmeye teşvik etmektedir.
Küresel Yönetişimin Yeniden Yapılandırılması
Gates’in teknoloji vizyonu, sadece bireysel mesleklerin otomasyonu değil, aynı zamanda küresel yönetişim sistemlerinin yeniden yapılandırılmasıdır. Dünya Ekonomik Forumu’nun “Büyük Sıfırlama” (Great Reset) Planı kapsamında, Gates ve diğer teknoloji elitleri, COVID-19 pandemisini fırsat bilerek, demokratik kurumları bypass eden ve teknokratik yönetişimi normalleştiren sistem inşa etmektedir.
Bu sistemde, sağlık politikaları, eğitim müfredatları ve hatta ruh sağlığı standartları, seçilmiş temsilciler yerine, yapay zeka algoritmaları ve “uzman” teknokratlar tarafından belirlenmektedir. Gates’in sıklıkla vurguladığı “veri odaklı karar verme” kavramı, aslında demokratik süreçlerin yerini tekno-algoritmik yönetişime bırakması gerektiği fikrini normalleştirme çabasıdır.
Gizli Ajandanın İfşası
Bill Gates’in yapay zeka öngörüsü, teknolojik determinizmin kaçınılmaz sonucu değil, Büyük Sıfırlama Planının (Great Reset) bilinçli sosyal mühendislik projesinin parçasıdır. Bu proje, insanlığın en temel üç alanını – sağlık, eğitim ve ruh sağlığı – algoritmik sistemlerin kontrolüne vererek, bireylerin özerkliğini, yaratıcılığını, merak etme, sorma, sorgulama ve eleştirel düşünce kapasitesini ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır.
Gates ve diğer teknoloji elitlerinin “insanlığın iyiliği için” geliştirdiklerini iddia ettikleri yapay zeka sistemleri, gerçekte küresel kontrol ve gözetim altyapısının temelini oluşturmaktadır. Bu sistemler, demokratik kurumları aşındırmakta, bireysel özgürlükleri kısıtlamakta ve toplumsal eşitsizlikleri derinleştirmektedir.
İnsanlığın geleceği, küresel elitlerin gizli ajandanın ifşa edilmesine ve teknolojinin demokratik kontrol altında geliştirilmesine bağlıdır. Yapay zeka sistemleri, küresel elitlerin kontrol araçları değil, toplumsal refahı ve bireysel özgürlükleri genişleten araçlar olarak yeniden tasarlanmalı ve uygulanmalıdır. Bu, ancak teknolojik gelişmelerin arkasındaki politik ve ekonomik motivasyonların şeffaf bir şekilde tartışıldığı ve demokratik süreçlerle yönlendirildiği toplumda mümkün olacaktır… (Devam edecek…)
Sadi ÖZGÜL
Okuyucularımız, kaynak gösterdikleri takdirde içerikleri izin almadan kullanabilirler. Aksi takdirde kanunen fikir hırsızlığına, Allah katında da kul hakkına girerler.